İletişim: (232) 458 30 00     info@hakanizolasyon.com.tr

HAKAN İZOLASYON BOYA YAPI MALZEMELERİ

Ustalığınızı Konuşturun

 

FB'NİN TÜRK FUTBOLUNA ETKİSİ NE OLUR?

Hülya Okur, UEFA'nın Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Liginden çıkartılmasından sonra yerinden oynayan taşların ve Türk futbolunun nasıl bir değişim yaşayacağının yorumunu usta spor yazarlarına sordu. İşte varılan noktaya getirilen değişik bakış açıları...26.08.2011 21:14

HÜLYA OKUR- HABERX

Fotomaç Gazetesi Yazarı Turgay Demir

?ŞİKE OPERASYONU, BANKALAR OPERASYONUNA BENZİYOR?

Önce şuradan başlayalım Trabzon süren davada şike yapmaktan mahkum olsa bile Türkiye ceza almaz, çünkü Trabzon?u Şampiyonlar Ligi?ne Türkiye göndermedi, UEFA aldı. Bu çok önemli bir ayrıntı. Bizim federasyon şu anda neden böyle bir şey yapıldığını dahi bilmiyor. Yani o konuda sorumluluk UEFA?da. Trabzon?u alırken de hesapsız, kitapsız hareket ettiklerini sanmıyorum. Bana göre cumhuriyet savcımız ile yaptıkları görüşmede elde ettikleri bilgiler onlara yeterli geldi.

Peki bu bir hukuk garabetimidir, en azından garip bir durumdur diyebilirim. Normal şartlarda UEFA?nın çağırması gereken takım Bursaspor olmalıydı. Neden çünkü Türkiye ikincisi olarak Trabzon zaten gitmiş ve katılamamış, şimdi şampiyonu almıyorsanız onun yerine SIRADAKİ GELSİN demeniz gerekir, o takım da Bursa?dır. UEFA bence bir mesaj veriyor, TRABZON?U ŞAMPİYON OLARAK DAVET ETTİLER. Tam bu noktada yine sayın savcı ile yaptıkları görüşmeden tatmin olduklarını düşündüğümü bir kez daha vurgulamak istiyorum. UEFA?nın Trabzon?u bu şekilde Şampiyonlar Ligi?ne alması çok önemli bir karar. Bu demektir ki Fenerbahçe artık ligde bırakılamaz. Asıl hukuk garabeti şike nedeniyle Avrupa?ya göndermediğiniz bir takımı, parasal hesaplarla Süper Lig?de tutmak olur. İşte bu taktirde UEFA bizim federasyonu iyice listeden silebilir.

Sayın Aydınlar?ın o konuda ne dediğini çok iyi bildiğini düşünmüyorum. Tüm konulara hakim olması zaten beklenemez bunan üzerine bir de anlık açıklamalar yapınca başı ağrıyor. Tüm iyi niyetine rağmen süreci iyi yönetemedi bunda danışmanlarının önemli payı olduğunu düşünüyorum. Federasyon burada ikilemde, onlara göre Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi?nin marka değerine zarar veriyor ama Süper Lig?in marka değerine değer katıyor! Bu ne yaman çelişki diye sormak gerekiyor. Doğrusu şu UEFA küçük hesaplar yapmadan kendi marka değerini korurken bizimkiler, üç kuruşluk yayın geliri hesabıyla bütün ahlaki değerleri bir yana bırakmaya hazırlar. Resmen şikeye şahit olsalar yine de ört bas etmeye hazır olan bir kulüpler birliği var. O derece yani. Yeter ki inek sütten kesilmesin, hangi çiti devirirse devirsin, kafa bu.

Savcının kararını beklememize gerek yoktu. Bu bir kandırmacaydı ve ben başından beri bu kandırmacayla mücadele ettim. Bir futbol adamının, futbol konusunda bir karar vermek için mahkeme sonucunu beklemesi gerekmez. Önündeki dosyaya bakar, kanaati oluşursa kararını verir. İnsanlar bunu genel hukuk süreciyle karıştırdılar. Bazıları da bunu bilerek yaptılar, kafa karıştırdılar. Yoksa futbol özerktir ve kendi dinamikleri bu sorunu çözmeye yeterdi. İşte UEİFA bizim tezimizi doğruladı, ne mahkeme kararı bekledi, ne savunma aldı, ne belge istedi. Olayları takip etti, savcıyla görüştü, bu kadar tutuklu insan varsa dosya boş değildir düz mantığıyla kanaatini oluşturdu ve bıçak gibi kestirip attı,. Futbol hukuku hızlı işlemelidir, gerçek budur. Elbette bu hızlı sürçte hatalar da olur ama işin savsaklanması çok daha derin yaralar açar. UEFA olaya böyle bakar. Böyle de bakmıştır zaten.

TFF?nin tutumu etik olmadığı gibi çok ahlaklı bir duruş da değildir, sporun özüne, olimpik felsefeye ve bizim örf ve de adetlerimize de aykırıdır. Sizin bir çocuğunuz var ve siz sırf eve para getirsin diye dışarıda ne yaptığını sorgulamıyorsunuz, atıyorum yasa dışı yollardan para kazandığını görüp bir şey yapmıyorsunuz. Çünkü size para getiriyor. O zaman siz onun suç ortağı olursunuz ve başınıza geleceklere de katlanırsınız.

Şenol Güneş gerçek bir futbol adamı. Her şeyi hak ettiğini düşünüyorum. Bazıları gibi içten pazarlıklı değil, bununla birlikte önemli bir başarı beklemiyorum. Doğru takviyeler yaparlarsa (Artık paraları da var) gruptan çıkabilirler diyorum ancak bizim başarımız halinde bile bu şike olayı hep Avrupa?nın gündeminde olacaktır. Misal Trabzon finale çıksa, final öyküleri hep şike operasyonundan başlayacaktır. Burada şikenin üzerine gitmek ya da gitmemektir asıl olan. Giderek bazı takımların zarar görmesine neden olabilirsiniz ama sistem temizlenir ve en sonunda yanlıştan doğru olana geçersiniz. Futbol ailesini kendi köleleri zannedenler derslerini alır ve dışlanırlar. O taktirde budanmış ağaç dört bir yandan yeni filizler verir ve her şey çok daha güzel olur. Bankalar operasyonuna benzetenler pek haksız değil. Hatırlayın o zaman da herkes bu kadar banka batarsa sistem çöker diyorlardı, hayır çökmedi. Bankalar temizlendi, sistem temizlendi ve yanlış insanlar devre dışı kaldı. Şu anda çok daha güçlü bir bankacılık sistemimiz varsa o gün cesaretle yapılan operasyonlara borçluyuz. Bu olaya da böyle bakmak gerek. En azından ben öyle düşünüyorum. Çünkü 30 yıldır süregelen bir zihniyeti başka türlü değiştiremezsiniz. Fenerbahçe?nin şanssızlığı bu konuda öncülük görevini istemeden de olsa üstlenmiş oldu. Ligdeki konumları değişse muhtemelen onun yerini Galatasaray da alabilirdi. Bazen kötü bir performans göstermek bile insanın işine yarayabiliyor. Galatasaray geçen sezon ne kadar kötüydü hatırlayın ama bu ne kadar işe yaradı şimdi hepsi çok daha iyi anlıyorlardır. Dolayısıyla ister istemez bu durumda kazananlar vardır. Her şey bir yana Fenerbahçe cebindeki 25 milyon Euro?yu düşürdü, Trabzon?da yolda yürürken 25 milyon Euro buldu. Bu da bir kazançtır.

***

Fanatik Gazetesi Yazarı Orhan Yıldırım

?HERKESİN TRABZONSPOR?A DESTEK OLMASI LAZIM?

Fenerbahçe boşa kürek çekiyor. Bu konuda karar mercii UEFA'dır. Ve Çok kısa sürede net karar verdiler. Fenerbahçe hukuki olarak bir şey elde edemez. Sert açıklamalar günü kurtarmaktan öte gitmez.

UEFA yetkilisi gelip, Federasyon ve savcı ile görüştü; bilgi aldı, delilleri inceledi. Sonra bunu rapor etti ve karar çıktı. Tutuklu tutuksuz önemli değil. Onlar için önemli olan eldeki mevcut delillerdir. Bu açıdan Federasyonun yapabileceği bir şey yok. Eldeki deliller çerçevesinde Trabzon UEFA tarafından aklanmıştır. İleride mahkemenin aksi yönde karar vermesi, bu gerçeği değiştirmez. En azından bu sezon için.

Bu karar yanlış anlaşıldı. Kararı veren UEFA'dır, Federasyona bunu açıklamak düşmüştür. Federasyon ayrıca karar verme adına mahkeme sonucunu bekleyeceğini her fırsatta dile getiriyor zaten.

Federasyon, şike operasyonunda eyyamcılık yapmıştır. Soruşturma gizli olmasına rağmen, medyada nerede ise tüm ayrıntılar yer almıştır. Sokaktan geçen birinin önüne konsa, bunların ışığında şike var der. Federasyonun savcı, mahkeme kararı beklemesi işi zamana yayıp, ceza indirimine gitmekten başka bir şey değildir.

Federasyon ikili oynuyor. Ligin marka değerini koruma adına düşürmesi gereken Fenerbahçe'yi ligde tutmaya çalışıyor. Nihat Özdemir, "Düşürün bizi, seneye şampiyon olup tekrar gelelim.." diyerek, en akılcı çıkışı yapan Fenerbahçeli yöneticidir.

Şenol hocanın söylemek istediği çok açık. 'Keşke futbolun içinde olmasaydım da, bu günleri görmeseydim' diye feryat ediyor. Yani bunu bir kazanç değil, ülke adına kayıp görüyor ki, öyle. Trabzonspor'a herkesin bu saatten sonra destek olması lazım. Yeniden futbola dönmek adına en belirleyici unsur olacaktır. Çünkü Şampiyonlar Ligi dünyanın en klas futbol arenasıdır.


Fanatik Gazetesi Yazarı Ayhan Yılmaz

?FENERBAHÇESİZ BİR SÜPER LİG DÜŞÜNÜLEMEZ?

Herkes kübrayı işkembeden sallamakta, çünkü ortada hala bir iddianame yok.

Ama güçlü deliller olmasa, hiçbir güç koskoca Fenerbahçe Başkanını tutuklamayı göze alamaz!

Futbolun kuralları ve hukuku farklı olduğu için, üstelik bir gün bile beklemeye tahammülü olmadığı için kanaat sonucu bir karar verilmek zorundaydı. Bunu yapması gereken federasyondu, ama nedense yapmadılar. O zaman da devreye futbolun gerçek patronu girdi ve yaptırttı!

Aslında medyaya yansıyan bilgiler (hangisi ne kadar doğru soru işareti olsa da) şampiyonluğun ve Şampiyonlar Ligi hakkının Fenerbahçe?den alınacağı ve bir alt lige düşürüleceğini işaret ediyordu. Ama öyle bir gürültü kopartıldı ki, koskoca Fenerbahçe cumhuriyetine uzanan eller kırılır, gibisinden bir hava yaratılmaya çalışıldı, Fenerbahçeli yöneticiler ve gazeteciler tarafından. Oysa Fenerbahçe cumhuriyeti sadece bir espriden ibarettir. Yoksa öyle bir bağımsız cumhuriyet yok, yine masum ve saf insanları bir kandırma var burada da, yıllardır yapılan hem de!

Fenerbahçesiz bir süper lig düşünülemez, para para para dediler gözdağı vermek için, geçen sezonun son birkaç haftasına kadar Galatasaray düşme tehlikesi yaşamıştı. Ama hiçbirinden Galatasaraysız bir süper lig olmaz sözünü duymadık. Oysa Galatasaray?ın taraftar sayısı, son yıllardaki tüm araştırmalara göre ilk sırada. Bu nasıl bir ikiyüzlülüktür mesela!

Aydınlar çok net açıkladı, Beşiktaş'ın kupamızı alın, aklanınca geri alırız yaklaşımı, kanaatleri çok olumlu etkileyecek türdendi, kabul etmek gerekir. Keşke benzerini Fenerbahçe de yapsaydı. Ama onlar her zaman olduğu gibi inatlaşmayı seçti yine. Haklıyken sonuna kadar gitmeyi ben de savunurum her zaman, ama ortada ağır bir suçlama varken, tutuklanma söz konusuyken, üstelik kulübü ilgilendiren birden çok isim suçlanırken üstüne bir de inat, tüy dikmekten başka bir anlam taşımaz. Acıbademle sponsorluğun hemen bitirilmesi gibi çocukça, hadi bakalım sıkıysa bizi bir alt kümeye düşürün gibisinden 'lütufta bulunurcasına bir izlenim yaratılarak' sımarıkça yaklaşımlarla bir yer varmak mümkün değil. Kaldı ki, şike veya teşvik söz konusuysa, düşürülmen zaten kaçınılmaz olması gerekir, senin bunu talep etmene gerek bile yok! En başta, o camiaya, renklere gönül vermiş milyonlarca insana büyük saygısızlık yapılıyor bu tür yaklaşımlarla. Dileğim sadece bu insanlar kullanılmasın, üzülmesin daha fazla. Bıraksınlar yargı sonucu beklensin. Futbolun beklemeye zamanı da yok, böyle bir zorunluluğu da, ikisini birbirine karıştırıp, insanların da kafasını karıştırmasınlar artık.

Trabzonspor ile Beşiktaş?ın durumları, yine sızan bilgilere göre Fenerbahçeli yöneticilerinkinden çok farklı. Ama yargı sonucunda neler ortaya çıkacak, bilinmez, çünkü iddianame bile yok henüz ortada.

Sonuçta insanlara şunu söyletiyorlar, "sadece Fenerbahçe mi yaptı, diğerleri de temiz değil ki." Eeee o zaman adama sorarlar, "yakalanmasaydın o zaman sen de!" Tabii bu işin esprisi. Her zaman söyledim ve söyleyeceğim, tüm pislikler, hayatın her alanından temizlense keşke. Galatasaraylısı da Fenerbahçelisi de, Müslüman?ı da Hıristiyan?ı da, sağcısı da solcusu da, Kürdü de, Türkü de... Neyse pis olan, ayıklansın. Ama bu aşamaya gelmek için daha uzun süre var önümüzde. Önce futbolsever-taraftar olmayı becerebilmemiz gerekir, fanatik-taraftar değil. Bakın insanlar ligden soğuduğunu söylüyor sıklıkla son zamanda. Oysa konumuz öncelikli futbol olmalı, İngiltere ligi başladı, aç izle futbolseversen, hem de Türkiye liginin en az 5 gömlek üstünde bir lig. Anlatmak istediğim bu. İlle Fenerbahçe?yi desteklemek istiyorsan, birbirinden başarılı pek çok branşta yarışıyor zaten o forma. Ama olay öyle yerlere çekiliyor ki, neredeyse herkesten, "Fenerbahçe ise söz konusu olan, gerisi yalan dolan" şeklinde düşünmesi ve davranması bekleniyor. Yanlış ve tehlikeli olan bu ve birileri, üstelik sorumlu birileri insanları bu yöne sürüklemekle meşgul sürekli, hala, ayıp ve yazık yahu. Yine üstüne basarak bir kez daha söylemek istiyorum ki, medyaya sızan bilgiler ışığında yapılmış bir değerlendirmedir bu...

Fanatik Gazetesi Yazarı Alican Esenci

?FENERBAHÇE TÜRK FUTBOLUNUN DİBİNE DİNAMİT KOYAN KULÜP KONUMUNA GELECEK?

TFF'nin, UEFA'nın da telkiniyle böyle bir karar aldığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Ancak Fenerbahçe'nin ve Türk futbolunun daha büyük bir zarar görmemesi adına farklı formülleri denediğini de biliyoruz. Etik olup olmadığı hangi pencereden baktığınıza bağlı. Bence etik değil, çünkü her koyun kendi bacağından asılacaktır. Eğer Fenerbahçe şike yaptıysa, zaten Türk futbolunun kurtarıcısı değil dibine dinamit koyan kulüp konumuna gelecektir.

Trabzonspor?un kendisini şanslı saydığını düşünmüyorum. Sadri Şener, "Mutluyuz, ama bayram yapacak halimiz yok. Ülkemizde bu karara üzülenler var" diyerek harika bir açıklama yaptı. Beşiktaş'ın, Trabzonspor'un, hatta Bursaspor'un bundan etkilendiğini düşünüyorum. Performansları da bu yönde değişecektir. Hatta milli takımımızla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen alınacak kötü sonuçlar buna bağlanacak.

Taraf Gazetesi Yazarı Can Belge

?TFF?NİN YAPMASI GEREKEN ŞEYİ UEFA YAPMIŞTIR?

Ortada bir hukuk garabeti olduğu inkâr edilemez. Ama bu hukuk garabeti sizin sorularınızla varmak istediğiniz manada değil bence. Benim bütün bu olanlardan anladığım, aslında TFF'nin yapması gereken şeyi UEFA'nın yaptığıdır. TFF ceza vermeyeceğini açıkladığı sırada maçların çoğunda şike yapıldığına dair yeterli delil olmadığının, buna karşılık üç dört maçta delillerin yeterli olduğunun altını çizmişti. "Sadece" Üç dört maçta şike olması sanırım yaratılan büyük gümbürtüde kimseyi kesmedi, neredeyse Federasyon bile, o kadar kusur kadı kızında olur havasında. Halbuki tek bir maçta şike, küme düşürme cezasını gerektiren yeterli bir spor suçudur.

Sizin sorularınızın genel yönelimi, bu hatanın başka bir hatayla düzeltilmesinin doğru olup olmadığı izleğinde. Genel olarak bu kuşkusuz doğru bir yöntem değildir ama, TFF ilk kararında o denli kabul edilmez bir hata yaptı ki, sanırım o hatasıyla kendi yol açacağı olağanüstü sıkıntıların da ancak şimdi farkına varıyor ve kararının arkasında duramıyor. Duramadığı için, Fenerbahçe'den çok daha önce kendisini yakıyor. Bu işe Fenerbahçe-Federasyon kavgası olarak bakmak gerçeklerden uzaklaştırır.

Diğer takımlarla ilgili medyaya yansıyanlar üzerinden yorum yapmak imkânsız. Ama yine aynı kritik söz üzerinden gidebiliriz: etik kurulu ve Federasyon tarafından, şike için yeterli delil olduğu tespit edilen maçlar hangileri? bizim bilmediğimiz, Federasyonun bildiği şey bu işte. Bu bilgi, davanın nereye gideceğini, bu işin sonuçlarının nereye varacağını kestirmek konusunda Federasyon'a bir fikir verir. Mesele şu ki, TFF de bilgiyi saklayıp, hukukla istediği gibi oynayabileceğini sandı. UEFA müdahil olunca, o bilgi doğrultusunda bir şeyler yapmak zorunda kaldı.

Türk futbolunu, marka değerini korumak gibi cilalı laflar bana aslında temel bir hukuksuzluğun yolunun yapıldığını hissettirir. Bu tabii bazı bilgileri saklamayı da gerektirir. TFF'ye göre UEFA'nın da ilk saiki çok kıymet verdiği Şampiyonlar Ligi'nin marka değerini korumak. Genel olarak bunun böyle olduğuna şüphe yok. Ama iki kurumun verdiği kararlara baktığımızda, TFF ve UEFA için marka değerini farklı farklı şeylerin temsil ettiğini anlayabiliyoruz.

***

NTV Spor Yazarı Tolga Özek

?FENERBAHÇE ŞU ANDA NE MAĞDUR NE MAHKUM.?

UEFA açısından doğru bir süreç oldu. Marka değerinin korunması vb tüm sözler bence doğru. Bu karar daha erken verilseydi, belki 3.sıradaki takımımız da Şampiyonlar Ligi ön eleme oynayabilirdi. Trabzonspor'un şike yaptığı yönünde kanaate varılırsa Türkiye ne yazık ki ceza alacaktır. Demek ki Trabzonspor ile ilgili böyle bir kanaat oluşmamış.

Fenerbahçe şu anda ne mağdur ne mahkum. İkisinin arasında bir yerlerde. Ben bugünlerde bir kavramın geliştiğine inanıyorum ve Fenerbahçe de bundan etkileniyor o da "kanaat hukuku". Kimse aslında tam karar vermiyor, hep bir kanaat, bir izlenim var ve ona göre yorum yapılıyor, keyfi kararlar veriliyor. Bir de, gizli denen belgelerin belli gazetecilere servis edilmesi ile bu dava süreci Türk futbolunu mağdur etmiştir. Umarım futbolumuz mahkum da olmaz.

Bence UEFA'nın aldığı karar ile TFF'nin bu şekilde bir tercihi aslında yan yana gelmiyor. TFF gerçekten karar alamıyor, burada hem dava sürecinin etkisi var hem de TFF yönetiminin basiretsizliği söz konusu. Ama bu UEFA'nın "Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'nden siz men edin yoksa karışmayız ha" isteği ile bence aynı paralelde yer almıyor, şahsi görüşüm bu.

Bence Şenol Güneş bu kadar keskin bir ifade yerine, "bazı olumsuzluklardan etkilenmemek elde değil" deseydi daha şık olabilirdi. Trabzon'un başarı grafiğinin de bununla bir ilgisi olacağını hiç düşünmüyorum. Futbolcu kadrosuna bakarsak 3.lük iyi bir sonuç olabilir. Tüm Türkiye Trabzonspor'u can-ı gönülden desteklemeli. Bu sezon belki de futbolumuzun tek ve parlayan rengi burada alınacak bir başarı olabilir. En azından Trabzonspor 3.sırada bitirir ve UEFA'ya giderse bir sezonda 2 kupada birden mücadele etmiş tek Türk takımı olma özelliğini de kazanacak, gerçekten ilginç bir dönemden geçmekteyiz.



İş Başvuru Formu
Hakkımızda
İletişim
Asma Tavan Hesaplaması
Banka Hesap Numaralarımız
Güvenlik ve Gizlilik
Yardım

Müşteri Hizmetleri: (232) 458 30 00      
1199/1 Sokak 3/1 35110 Yenişehir / İZMİR
©2008, Sitedeki içerik, yazılı izin alınmadan kullanılamaz